Vatan Partisi Bediüzzaman Sempozyumu Üzerinden İslami Değerleri Hedef Aldı: Hükümete Parmak Salladılar, İktidar İse Sessiz!

Vatan Partisi ve Aydınlık gazetesi, İstanbul İlim ve Kültür Vakfı’nın 4-6 Ekim tarihlerinde düzenleyeceğini duyurduğu 13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu üzerinden İslam’a ve Müslümanlara karşı besledikleri kini bir kez daha kusarak aleni bir hezeyana imza attı. "Ortaçağ kalıntısı" ve "İngiliz işbirlikçisi" gibi içi boş kılıfların arkasına saklanarak Bediüzzaman Said Nursi’yi ve İslamî değerleri bir kez daha hedef aldı.

Eklenme Tarihi: 04 Eki 2026
3 dk okuma süresi
Güncelleme Tarihi: 04 Eki 2026
Vatan Partisi Bediüzzaman Sempozyumu Üzerinden İslami Değerleri Hedef Aldı: Hükümete Parmak Salladılar, İktidar İse Sessiz!

Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) düzenlenen ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Diyanet İşleri Başkanı'nın katıldığı sempozyum, Vatan Partisi ve Aydınlık gazetesinin doğrudan hedefi oldu. Yayımladıkları bildiride "Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve devlet kurumları Said Nursi için seferber olmuş" ifadelerini kullanan Vatan Partisi, "AK Parti hükümetini buradan tekrar uyarıyoruz" diyerek iktidara açıkça gözdağı vermeye çalıştı.

Kamu bürokrasisini kendi ideolojik çizgisi doğrultusunda yönlendirme ve hükümete politika dikte etme arayışına giren Vatan Partisi, vesayetçi bir dille kamu organlarını baskı altına almaya yeltendi.

İslami En Ufak Bir Programa Bile Tahammülleri Yok

İstanbul İlim ve Kültür Vakfı, 4-6 Ekim tarihlerinde 13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu’nun gerçekleştirileceğini kamuoyuna duyurdu. Bu ilanın ardından, Türkiye'deki dînî yapılara ve İslami hizmetlere karşı her fırsatta kin kusan Vatan Partisi ve yayın organı Aydınlık gazetesi, aleni bir karalama kampanyası başlattı.

Yürütülen bu kampanya, Perinçek zihniyetinin ülkedeki en ufak bir İslami faaliyete dahi tahammül edemediğini bir kez daha açıkça gözler önüne serdi.

Milletin İmanı İçin Mücadele Eden Bir Alime "İşbirlikçi" İftirası

Vatan Partisi’nin yayınladığı bildiride, hayatını milletin imanının tehlikeye düşmemesi için mücadele etmeye adayan, Bediüzzaman Said Nursi’yi hedef alındı. Yayımlanan bildiride, hayatı boyunca zindan, sürgün ve baskılara maruz kalmasına rağmen davasından taviz vermeyen bir İslam alimine "İngiliz işbirlikçi" gibi ağır iftiralar atılarak yalanlar üzerinden İslami şahsiyetler karalandı.

Vesayetçi Zihniyetin Asıl Hedefi: Doğrudan İslam'ın Kendisi!

Sempozyum üzerinden köpürtülen bu tepkinin arka planında yalnızca Bediüzzaman Said Nursi bulunmuyor. Asıl amacın, dindar kesimlerin toplumsal alandaki varlığını kısıtlamak olduğu göze çarpıyor. Nitekim geçmişte "Türk vatandaşı cemaat mensubu olamaz" söylemiyle dindarların sivil örgütlenme haklarını hedef alan Doğu Perinçek, İslami cemaatlerin bulunmadığı baskıcı bir vesayet rejimini savunuyor. Müslümanların inançları etrafında kenetlenmesini tehdit gören bu anlayış, temel anayasal hakları açıkça çiğniyor.

Operasyonların "Mali" Olmadığını İtiraf Ettiler

Vatan Partisi ve Aydınlık gazetesinin yayımladığı bildiride yer alan "Türkiye’de Furkancıların üzerine gidiliyor, bunlar çok doğru" ifadeleri, Furkan Hareketi’ne yönelik yürütülen adli süreçlerin arkasındaki kirli gerçeği de deşifre etti.

Hatırlanacağı üzere Doğu Perinçek, Furkan Hareketi’ne ve Alparslan Kuytul Hoca’ya yönelik operasyonların ardından da "Türkiye şeyhler, dervişler ülkesi olmayacak, ortaçağ ilişkilerinden kurtuluyoruz" diyerek sürecin arkasındaki zihniyeti itiraf etmişti.

Aynı bildiride hem Bediüzzaman Sempozyumu'nu hedef alan hem de Furkan Hareketi’ne dönük tutuklamalara alkış tutan Vatan Partisi, maskesini kendi eliyle düşürdü. Dindar insanlara yönelik adli baskıları "ortaçağ kalıntılarından kurtuluyoruz" diyerek savunan bu marjinal odak; meselenin hukuki veya mali bir suç olmadığını, asıl hedefin İslami cemaatleri tamamen tasfiye etmek olduğunu açıkça itiraf etti.

Halkta Karşılığı Olmayan %0,28’lik Marjinal Zihniyet

Halkın Müslüman olduğu toplumumuzda İslami değerleri hedef alan, toplumumuzun bir parçası haline gelmiş cemaatlere düşman kesilen, İslam alimlerine pervasızca saldıran bu grubun toplumsal alanda hiçbir karşılığının bulunmadığı gerçeği ise seçim sandıklarına yansıyor. Girdiği son seçimlerde ancak %0,28 oranında bir oy alabilen Vatan Partisi’nin, halk tabanında hiçbir değerinin olmadığı görülüyor.

Hükümet Yetkililerine Ağır İthamlar ve Manidar Sessizlik

Tüm bu gelişmeler yaşanırken sürece dair en dikkat çekici noktalardan biri de iktidarın tutumu oldu. Vatan Partisi ve Aydınlık grubu, sempozyuma destek veren ve gerçekleşmesine imkân sağlayan devlet kurumlarını ve hükümet yetkililerini açıkça hedef alarak suçlamalarda bulundu.

Ancak %0,28’lik bu marjinal yapının hükümeti ve kamu kurumlarını doğrudan hedef alan sert açıklamalarına karşın, hükümet kanalından söz konusu suçlamalara karşı tek bir cevabın veya tepkinin gelmemesi kamuoyunda manidar karşılandı.